![]() |
| Home RSS Directory F.A.Q Try Custom Feed Sonneries Portable |
Latest Flows from this sub-category: random selection from this sub-category: |
Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Kasko Yaptırırken Dikkat Edilmesi Gerekenler [Video] Kredi kartlarında marka savaşları devam ediyor, Worldcard – Bonus savaşı kızışıyor. Birbiri ardına yapılan işbirliklerine yenileri eklenmeye devam ediyor. Yapı Kredi ve Anadolubank’ın kredi kartları alanında yürüttüğü ortak çalışma tamamlandı ve 80 binin üzerindeki Anadolubank Wondercard kredi kartı, Anadolubank Worldcard’a dönüştü.Kredi kartı ile ilgili haberleri takip edenleriniz varsa, piyasada kredi kartı sayısı açısından lider konumda olan Yapı Kredi bankasının bu konudaki liderliğini az bir fark ile Garanti Bankası'na kaptırdığını duymuşsunuzdur. Garanti Bankası, Temmuz ayında yaptığı basın açıklamasıyla 6 milyon kredi kartına sahip olan ilk banka olduklarını, Yapı Kredi bankasının önüne geçtiklerini ve liderliği aldıklarını duyurmuştu. Wondercard, Anadolubank Worldcard Oldu Anadolubank tarafından yeni çıkartılan World logolu kredi kartları ile Anadolubank müşterileri, 180 bini aşkın World üye işyerinde taksitli alışveriş yapabilecek, World Puan kazanacak ve kazanılan puanları World üye işyerlerinde harcayabilecek. Ayrıca World’ün gerçekleştirdiği dönemsel kampanyalardan Anadolubank kredi kartı sahipleri de faydalanabilecek. Kart ücretlerine gelince. İlk yıl kart ücreti alınmazken sonraki her yıl Classic Anadolubank Worldcard 15 YTL, Gold Anadolubank Worldcard için 30 YTL, Platinum Anadolubank Worldcard için 40 YTL yıllık üyelik ücreti ödemek zorundasınız. Daha önceki işbirliklerinde olduğu gibi bu işbirliğinde de Anadolubank Worldcard sahipleri, World Puan ve üye işlerinde avantajlı alışveriş özellikleri haricinde Yapı Kredi’nin sunmuş olduğu Worldconcierge gibi özel program ve avantajlardan faydalanamıyor. Anadolubank Worldcard'a internet üzerinden başvuru yapılamıyor, başvuru yapmak için Anadolubank şubelerine gitmeniz gerekiyor. Anadolubank Worldcard Kime Ne Fayda Sağlayacak ? BKM raporlarını incelendiğimizde, kredi kartı ile yapılan işlem sayısı ve hacim açısından değerlendirildiğinde Anadolubank'ın Yapı Kredi bankasının hacim ve işlem adetlerinin %1'ine ancak yetişebildiğini görüyoruz. Bu nedenle söz konusu işbirliği hakkında daha uzun bir yazı yazmaya gerek olduğunu düşünmüyoruz. Anadolubank bu anlaşma sayesinde kredi kartı hizmetlerinin çerçevesini, taksit ve puan imkanı ekleyerek genişletmiş oldu. Anadolubank kredi kartı üye işyeri ayağını tamamen sonlandırarak, hem maliyetlerden kurtulacak, hem de cirosunu ve kart aktivasyonunu arttırma fırsatı yakalayacak. Bu durum mevcut Anadolu Wondercard müşterileri için şüphesiz faydalı bir anlaşma oldu. Birçok bankanın da benzer stratejileri izlediği bu dönemde, Anadolubank kredi kartı portföyünü genişletebilecek mi emin değiliz. Öte yandan son 10 senedir Anadolubank tarafından bireysel alanda bir atılım yapılmadığını göz önünde bulundurursak, alınan bu kararın rekabet içerisinde rakiplerin arasından sıyrılmak hedefi olmadığı açık. Bizce Anadolubank müşteri sayısı, aktivasyon ve hacim nedeniyle zarar etmekte olan bir iş biriminin maliyet kalemlerini oluşturan faaliyetleri taşerona devrederek, karlarını arttırmayı ve yarışta kalmayı hedefliyor. Uzun lafın kısası Anadolubank'ın yeni bir kredi kartı almak isteyen potansiyel müşterileri hedeflediğini düşünmüyoruz. Bu nedenle bu işbirliğinin tüketiciler açısından bir haber değeri olduğunu düşünmüyorduk ama okurlarımız arasında Anadolubank kredi kartı olan müşterilerin bulunması ihtimaline karşı, onları bilgilendirmek adına kısaca bilgi vermek istedik. Marka Savaşlarında Son Durum Kredi martı marka savaşlarındaki son durum ise şöyle : Akbank, Axess ile Citibank ile işbirliğine gitti. İşbankası’nın ING Bank ile yapmış olduğu Maximum kart işbirliği devam ediyor, ancak Bonus’a geçiş sözkonusu. Garanti’nin Bonus programı halen Şekerbank, TEB ve Denizbank’ta devam etmekte, Türkiye Finans da çok yakında Bonus'a geçecek. Yapı Kredi ise Fortis ve Vakıfbank’tan sonra Anadolubank’ı World programına dahil ederek şu an için Garanti ile durumu eşitlemiş gözüküyor... Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Anadolubank Worldcard Başvurusu Yapmadan Önce... Kredi kartında taksit atlatma veya taksit erteleme en basit tanımıyla bugün satın alınan taksitli bir ürün veya hizmetin ilk taksitinin takip eden ekstre tarihinde değil de bir ay sonra veya daha ileri bir tarihteki ekstreye kadar ertelenmesi olarak tanımlanabilir. Dönem dönem sektörel veya genel olarak kredi kartı hizmeti veren bankalar tarafından başvurulan bir ciro arttırma tekniğidir.Bankalar kredi kartı sahiplerine neden taksit atlattırırlar ? Özellikle yıl sonları gibi belli dönemlerde tüketiciler, vergi dilimleri veya farklı nedenlerle azalan net gelir ve artan harcamalar nedeniyle bütçe açıkları yaşamaya başlarlar. Oluşan bu açıklar nedeniyle tüketiciler endişelenerek harcamalarında kısıntıya gitme eğilimi gösterirler. Oysa kredi kartı şirketlerinin özellikle yılın son ayına dair ciroyla ilgili büyük hedefleri vardır. Bu büyük hedeflere ulaşabilmek için bankalar aralık ayında yapılan harcamaların fonlama maliyetini bazen kendi bünyelerinden, bazen de beraber çalıştıkları üye işyeriyle ortak karşılayarak taksitleri ertelerler. Taksit atlatma kampanyalarındaki asıl amaç, tüketicide sahte bir güven duygusu yaratarak harcamalarının hızını kesmesine engel olmaktır. Yaza girerken tatil programları yapılmaya başladığı tarihlerde, bankaların tatil programı yapan tüketicileri daha pahalı tatil programlarına teşvik etmek için turizm harcamalarına taksit atlatma imkanı tanıması gibi sektörel ciroları arttırmaya yönelik kampanyalarına sık sık rastlamak mümkündür. Yıl sonu taksit atlatma kampanyaları bu sene öne alınabilir Yoğun olarak aralık ayında karşılaştığımız taksit atlatma kampanyalarıyla Türk tüketicisinin bu sene biraz daha erken karşılaşağını tahmin ediyoruz. Bunun bize göre birkaç sebebi var; Bankaların kredi kartı ciro artışını öne çekme motivasyonları bunlardan biri. Bankalar, finansal kriz nedeniyle kredi politikalarını sıkılaştırdı. Yani tüketici kredisi, oto kredisi, nakit kredi verirken daha seçici davranıyorlar. Bu da sene başında bu branşlarda yaptıkları gelir hedeflerinde sapmaya yol açacak ve bu sapmayı halihazırda kredi limitleri onaylanmış kredi kartı portföyünden kapatmaya çalışacaklar. Kredi kartı cirosunu arttırma konusunda etkili yöntemlerin başında gelen taksit atlatma sayesinde ciroyu arttırarak kredi kartı borcunu taksitlendirmek zorunda kalan tüketicisi sayısını da arttırabilecekler. Kredi kartı faizlerinin yukarda bahsettiğimiz branşlara oranla ne kadar fazla olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Diğer bir neden mağazaların ciro artışını öne çekme motivasyonu. Yaz boyu mağazaların cirosunda bir düşüşün olması kaçınılmazdır. İnsanlar tatile çıkar, güzel havalar insanları alışveriş merkezlerinden uzaklaştırır. Öte yandan Türkiye mağazacılığında yer alan ürünlerin önemli bir kısmı ithal ve yaz başından beri mağazacıların stoklarında tuttukları, YTL avro ve dolar karşısında güçlü pozisyonda iken tedarik edilmiş ürünler. Mağazalar içinde bulunulan ekonomik şartlar nedeniyle aylardır stoklarında taşıdıkları bu malları bir an evvel nakite dönüştürerek açık pozisyonlarını kapatmak isteyecekler. Üçüncü neden de devletin tüketicilerin harcamalarını arttırmak konusundaki motivasyonu. Daha önce de bahsettiğimiz gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde tüketicilerin harcamalarının devamlılığını sağlamak çok önemlidir. Yeterli kaynağı olmasa tüketicinin yaptığı harcamalar nedeniyle oluşan ekonomik hacimden devlet kdv, ötv, öiv, bsmv ve kkdf alabilecek. Harcama olmazsa devletin bu kaynaklarında eksiklik olacak ve dünyada borçlanma maliyetlerinin çok arttığı bu dönemde devlet gelirlerini düşürmek istemeyecektir. Türk tüketicisi kendine ait olmayan bir geliri harcamayı azalttığı anda, hükümet de tüm dünyada yaşanan ancak Türkiye'de yaşanmadığını iddia ettiği krizin birkaç mislini yaşayacağından ve bu konuda herhangi bir önlemi henüz almamış olduklarından, tüketimin arttırılmasına sebep olacak bu kampanyaları destekleyecektir. Taksit atlatma iyi bir şey mi kötü bir şey mi ? Taksit atlama kampanyalarının tüketicinin aleyhine bir organizasyon olduğunu söylememize imkan yok. Sonuçta bugün ihtiyaç duyduğu bir ürün veya hizmetin maliyetini ileri bir tarihe üstelik taksitle kim ödemek istemez ki? Burada işin dikkat ve özen isteyen kısmı, bu imkanı kullanırken aşırıya kaçmamayı becerebilmek. Bunun için tüketiciler harcamalarını gerçekleştirirken (ister taksit atlatmalı olsun, ister atlatmasız, ister nakit olsun) birkaç şeye dikkat etmeliler :
Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Kredi Kartında Taksit Atlatma ve Taksit Erteleme Sizlerle daha önce hesap işletim ücreti ve yıllık kart ücreti ile ilgili faydalı olduğuna inandığımız birkaç linki paylaşmıştık. Bu yazımızda ise pek çok kişinin şimdiye kadar farkına varmadığı bir siteyi tanıtmak istiyoruz. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından yayınlanan KartBilinci.com isimli web sitesini eminiz ki birçoğunuz ilk defa duyuyorsunuz. Biz de bir konu hakkında araştırma yaparken şans eseri rastladık.KartBilinci.com kredi kartları ve banka kartları hakkındaki içeriğini Kart Sahipleri ve Üye İşyerleri olmak üzere ikiye ayırmış. Daha önce burda bahsettiğimiz pek çok konu bu iki bölüm altında listelenmiş. Bölümler altındaki başlıklar şöyle : Kart Sahipleri :
Üye İşyerleri
Tasarım olarak son derece amatör ve sıkıcı gözüken sitedeki başlıklar altında yazılanlar aslında pek çok kart sahibinin her gün internet başında saatler harcayarak ulaşmak istediği bilgileri içeriyor. Ancak altyapısı flash ile hazırlanmış olduğu için ne yazıkki sayfalara Google gibi arama motorlarında arama yapılarak ulaşılamıyor. Umarız ileride BKM ve diğer kurumlar tüketiciyi bilinçlendirmeye çalışırken bu gibi ayrıntılara da dikkat ederler... Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Faydalı Linkler - KartBilinci.com ![]() Vergi dilimi kavramını duymayan olduğunu sanmıyoruz ama tam olarak nasıl çalıştığını merak edenler mutlaka vardır. Özellikle ücretli olarak iş hayatına yeni başlayanların, net ve brüt maaş kavramlarıyla tanışıp ellerine geçen net maaşın brüt maaştan neden bu kadar farklı olduğunu merak edenlerin bu yazıyla biraz olsun meraklarını giderebileceklerini umuyoruz.Türkiye'de işyerleri eleman alımı sırasında işe alacakları kişiyle sözleşme imzalarken genelde brüt maaş üzerinden anlaşırlar. Brüt maaş şirketin size yapacağınız hizmetler karşılığında bir sonraki zam dönemine kadar ödemek isteyeceği toplam tutardır. Bu brüt tutar üzerinden eğer özel bir durum söz konusu değilse her ay brüt maaşınızın ne kadar olduğuna bağlı olarak ssk primi, işsizlik sigortası primi, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılır. SSK primi kesintileri ile ilgili olarak detaylı bilgiye www.ssk.gov.tr'den ulaşabilirsiniz. Bizim bu yazıdaki konumuz olan vergi dilimi ise brüt maaştan kesilen ve sene içerisinde artışa uğrayan gelir vergisinin hesaplama yöntemidir. Vergi matrahı nedir? Hakettiğiniz brüt maaşınızdan SSK ve işssizlik sigortası primleri düştükten sonra kalan bakiye, vergiye tabi olan gelirinizi oluşturur. Buna ücretliler için gelir vergisi matrahı denir. Ücretliler için gelir vergisi hesaplanırken, sene boyunca alınacak bu vergiye tabi olan tutar, ocak ayından maaş alınan son aya kadar aylık olarak toplanır. Bu toplu tutara kümülatif vergi matrahı denir. Yani, yılbaşından bu yana hakettiğiniz brüt maaşınızdan ssk ve işssizlik sigortası düşüldükten sonra kalan tutara, kümülatif vergi matrahı denir. Örnek vermek gerekires nisan ayı sonunda 2000 ytl brüt maaşı olan bir kişinin her ay yaklaşık 300 YTL’lik bir ssk ve işşizlik sigortası kesintisinden sonra eline 1700 YTL para geçer. Nisan ayı kümülatif vergi matrahı bu kişi için 1,700 YTL x 4 = 6,800 YTL civarında olur. Aralık ayı sonundaki kümülatif vergi matrahı 20,400 YTL olacaktır. Kişinin yıl içerisinde kümülatif vergi matrahı arttıkça, gelir vergisi kesinti oranı da ilgili yıl için T.C. Bakanlar Kurulu tarafından açıklanan skalalar çerçevesinde artacaktır. Sene içinde şirket tarafından yapılan prim, bonus, ikramiye gibi ödemeler de bu vergi matrahına eklenir. 2008 yılı için belirlenen vergi dilimleri nedir? Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, %15'lik vergi oranına tabi olan gelir vergisi ilk dilimi 7 bin 800 YTL'ye yükseltildi. 2008 yılında elde edilecek gelirlerin 7 bin 800 - 19 bin 800 YTL arasındaki bölümüne %20, 19 bin 800 - 44 bin 700 YTL arasına %27, 44 bin 700 YTL'yi aşan kısmına ise %35 oranında vergi uygulanmakta. Ücretliler için gelir vergisi mantığını ve vergi dilimlerin ne olduğuna dair kısa bir açıklama getirmek istedik. Net maaşınızın ne zaman ne kadar kesintiye uyrayacağını detaylı bir şekilde öğrenmek isreseniz, bu sitede şahsınıza özel bir simulasyon yaratabilirsiniz. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Vergi Dilimi Nedir? Vergi Matrahı Nedir ? Uzun bir bayram tatilin ardından tekrar yazılarımıza başladık. Doğal olarak yazdığımız ilk konu, televizyon haber bültenlerinde ve gazetelerde yer alan, özellikle arife gününde yaşanan kredi kartı kullanmak isteyen tüketicilerin karşılaştığı kredi kartı provizyon/onay sorunu oldu. Problemin, Türkiye'de kredi kartı provizyon ve takas sisteminin yönetildiği BKM‘nIn switchleriyle ilgili bir sorundan kaynaklandığını düşünüyoruz.Türkiye'de kredi kartı takas ve operasyon sistemi hakkında kısa bir bilgi Konuya açıklık getirebilmek için öncelikle Türkiye'de kredi kartı otorizasyon sisteminin nasıl çalıştığını basit olarak açıklamamızda fayda var. Bankalar, kredi kartı POS'larından geçen başka bankalara ait kredi kartları ile ilgili onay almak için BKM'ye (Bankalararası Kart Merkezi) bağlanırlar. BKM, kartın sahibi olan Issuer bankadan kartın statüsünün normal olup olmadığını, provizyona açık olup olmadığı ve açıksa sözkonusu işlem ile ilgili kartın limitinin müsait olup olmadığı bilgisini alarak Acquirer bankaya bildirir. Acquirer banka da POS üzerinden üye işyerine ilgili sorgulamanın sonucunu belirtir. Bu işlem not on us işlem olarak tanımlanır. Eğer POS ve kredi kartı aynı bankaya aitse, yani bu on-us bir işlemse, bu durumda banka bu kontrolleri BKM üzerinden değil kendi sistemi üzerinden gerçekleştirir. Problem hakkında tahminlerimiz Bayramda yaşanan sorun, BKM’nin not on us işlemler ile ilgili bankaların sistemlerinin yaptığı sorgulamayı, belli bir süre için cevaplayamamasından kaynaklanıyor. Bu durum bir network iletişim sorunudur. Gelişmiş iletişim ağına sahip bütün organizasyonlar tarafından yaşanır. Kredi kartı operasyonları otorizasyon, provizyon ve takas açısından yoğun iletişim ve bu iletişimi 7/24 destekleyecek gelişmiş sistemler ve ağlar gerektirir. Bu konuda bankalar, BKM’nin liderliğinde sistemin sürekliliğini sağlamak ve geliştirmek konusunda sürekli çalışmaktalar. Bizim görüşümüz BKM’nın bankalar ile iletişimin sürdürüldüğü switchler’de yaşanan bir donma veya tıkanmadan kaynakladığı yönünde. Normal şartlar altında böyle bir durum normal bir mesai gününde süratli bir şekilde müdahale edilir ve sorun çözülürdü. Ancak uzun zamandır ilk defa denk gelen 9 günlük bayram tatili nedeniyle BKM’de soruna süratli müdala etmesi gereken personele ulaşılamamış ve sorunun düzeltilmesi vakit almış olabilir. Sorunun kaynağının tatil nedeniyle BKM’de yaşanan bir rehavet veya organizasyon sorunu olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Haftasonları kredi kartı otorizasyon sistemleri, haftaiçinden çok daha yoğun olarak çalışır. Haftasonu trafiğine bir de bayram veya tatil alışverişi girince, bu yoğun trafiğin bu sistemleri şişirmesi daha doğrusu iletişimde sorun yaşanması gayet normal. Sorun, müdahalede neden bu kadar geç kalındığı. Bizce BKM bu konuda gerekli dersi almıştır, önümüzdeki kurban bayramı tatilinde, personelini tatile gönderirken gerekli önlemleri alacaktır. Sonuçta sistemler ne kadar gelişmiş olsa da hala arasıra insan müdahalesini gerektiriyor ve BKM’dekiler de insan. Tamam kredi kartı operasyonunda faaliyet gösteren banka personeline kıyasla biraz daha rehavet içinde, ama sonuçta insan. Bayramda kredi kartı kullananları neler bekliyor? Eğer siz de bayramda kredi kartınız ile alışveriş yaptığınız sırada “hat yok”, “geçersiz şifre”, “yetersiz bakiye” gibi POS mesajlarıyla karşılaştıysanız, ne gibi aksilikler ile karşılaşma ihtimaliniz olduğunu ve ne yapmanız gerektiğini merak ediyorsunuzdur. Bu konuda merakınızı gidermeye çalışıp, sizleri yapmanız gerekenler konusunda bilgilendirmeye çalışacağız. Eğer böyle bir otorizasyon sorunu yaşamadıysanız meraklanmanıza hiç gerek yok. Sizin için sorunun yaşandığı günün, kredi kartınızı kullandığınız herhangi bir günden farkı yok. Ancak temkinli olmak adına bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi bayram döneminde yaptığınız harcamalara dair slipleri saklayıp, ilgili döneme ait ekstreniz elinize geçtiğinde harcamalarınızı kontrol etmenizde fayda olacaktır. Provizyon sorunu yaşayanları ne bekliyor? Özellikle arife gününde kredi kartı ile alışveriş yaparken otorizasyon sorunu yaşayan kredi kartı kullanıcılarının hepsi olmasa da bazılarının, kartlarının birkaç kez provizyon için denenmesi nedeniyle kredi kartı hesap hareketlerinde birkaç kez aynı tutarda harcamaya rastlaması ihtimal dahilinde. Ancak bu durumun gazeteler ve haber bültenlerinde Tüketiciler Birliği genel başkanının heyecanlı ve coşkulu bir şekilde belirttiği gibi çok büyük çapta mağduriyete neden olacağına inanmıyoruz. Tabiiki yaşan sorunlar içerisinde mağduriyet çerçevesinde değerlendirebilinecek durumlar olacaktır, ancak bu konuda kredi kartı sahiplerinin soğukkanlı ve sakin hareket etmelerini öneriyoruz. Gerek BKM, gerek bankalar yaşanan sorun ile yaşanacak müşteri şikayetlerinin ne olacağı hakkında tespitlerde bulunup gerekli düzeltici önlemleri almaya başlamışlardır. Yine de bu, BKM ve bankalar tarafından alınacak bu önlemlere rağmen, bayramda kredi kartları ile sorun yaşayan tüketicilerin herhangi bir aksiyon almadan beklemelerini gerektirmiyor. Ne yapmak gerekiyor ? Öncelikle kredi kartı ile alışveriş yaptığı sırada “hat yok”, “geçersiz şifre”, “yetersiz bakiye” mesajı alan kart sahiplerinin kendileri için bir sorunun söz konusu olup olmadığı ile ilgili tespitleri yapması gerekiyor. Bunun için ekstre gelmesini beklemeden, sorun yaşadıkları kredi kartının sahibi olan bankanın internet ya da çağrı merkezi yolu ile kredi kartı hesap hareketlerini veya diğer bir deyişle dönemsel hareketlerini incelemelerini öneriyoruz. Bunu yaparken öncelikle internet bankacılığını tercih etmenizi öneririz. Özellikle yazılı ve görsel basında yer alan haberler nedeniyle kredi kartı hizmeti veren bankaların telefon bankacılığı bölümünü yoğun bir mesai bekliyor. Bankaların telefon bankacılığında uzun süreler beklemek yerine internet şubesi kullanmanız size çok vakit kazandıracaktır. Üstelik ilgili hareketleri elektronik olarak bilgisayarınıza indirmeniz de mümkün olacağından daha rahat inceleme imkanına kavuşabilirsiniz. Hangi işlemleri kontrol etmek gerek ? Kredi kartı ekstreniz gelmeden önce, kredi kartı dönem içi hareketlerinde böyle bir işlem kaydına rastlamadıysanız, hareketlere yansımayan işlemlerde, yani POS’tan otorizasyon almış ancak takas sürecinde henüz eşleşmemiş işlemlerde de bir kayda rastlamadığınıza emin olun. Kredi kartı hesap hareketleri izleme imkanı veren her internet şubesinde böyle bir inceleme imkanı bulunmaktadır. Eğer kredi kartınız ile ilgili yaptığınız incelemelerde böyle bir hareket göremiyorsanız büyük olasılıkla endişelenmenizi gerektiren bir sorun yoktur. Öte yandan provizyon sorunu yaşadığınız tarih ve saatte aynı üye işyerinden aynı tutarda bir veya birden fazla mükerrer işleme rastladıysanız ve bu işlemlerin hatalı olduğunu düşünüyorsanız, konuyla ilgili bankanın önleyici aksiyon alması için yapmanız gereken birkaç işlem olacak. Eğer red provizyon sırasında pos cihazından çıkan mesajın yer aldığı slipi alıp sakladıysanız, (TFR olarak kredi kartı ile yaptığınız harcamalara ait olumlu veya olumsuz tüm slipleri ilgili döneme ait ekstre elinize geçip inceleyene kadar saklamanızı öneridiğimizi tekrar hatırlatmak isteriz) ilgili bankaya bu slip’in bir kopyası ile bir itiraz dilekçesiyle başvurmanız gerekiyor. Malesef bu başvurunun nasıl yapılması gerektiği ile ilgili olarak hiçbir banka internet üzerinden detaylı bir bilgi sağlamadığı için bankanın kredi kartı harcama itirazları ile ilgili süreçlerin ve başvuruların nasıl yapıldığına dair detaylı bilgiyi telefon bankacılığı üzerinden yapmanız gerekiyor. Dilekçe için yaklaşık bir örnek vermek gerekirse; [BANKA ADI] Bankası Kredi Kartları Bölümü'nun Dikkatine, Kişisel deneyimlerimizden söyleyebileceğimiz kadarıyla, Yapı Kredi bankası gibi bazı bankalar harcama itirazı süreçlerinde müşterilerini öncelikle üye işyerleri ile kendilerinin görüşmeleri için yönlendirebiliyorlar. Eğer üye işyerinin iletişim bilgileri sizde mevcutsa, bu konuyu onlarla görüşmeniz konuyu daha çabuk bir şekilde sonuçlandıracaktır. Öte yandan bazı üye işyerleri malesef harcama itirazları konusunda ne yapacaklarına dair yeterli bilgiye sahip değiller. Böyle bir üye işyerine denk gelmeniz durumda direkt bankaya başvurabilirsiniz. Bayram tatilinde yaşanan provizyon ve otorizasyon sorunu ile ilgili olarak kartınızla red provizyon aldıktan sonra ödemeyi nakit olarak gerçekleştirdiyseniz, bu konuyu da dilekçenin bir yerinde dile getirmeniz faydalı olacaktır. Bilinçli tüketici sorunu kayıpsız atlatır Bayram tatilinde özellikle arife gününde kredi kartları ile yaşanan sorunlar ile ilgili, işlem tutarına bağlı olarak birkaç istisna durum dışında büyük bir mağduriyet söz konusu olduğunu düşünmüyoruz. Ancak yaşanan sorunun parasal bir sorun olması nedeniyle, sorun yaşayan kredi kartı kullanıcılarının sakin ve serinkanlı bir şekilde gerekli düzeltici faaliyetin alınması için üzerine düşeni yapması gerektiğine inanıyoruz. Sorunun Tüketiciler Birliği derneğinin yazılı ve görsel basında yer aldığı şekilde bir hacker saldırısı veya teknolojiye gerekli yatırım yapılmamasından ziyade, BKM’nin personele ve personel yönetimine gerekli yatırımın yapmamasından kaynaklanma olasılığı bize göre daha yüksek. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Bayram Tatilinde Kredi Kartı ile Yaşanan Sorunlar Rast geldiniz mi bilmiyoruz ama TRT1'de Nasılsınız? isimdi güzel bir program yayınlanıyor. Tayfun Talipoğlu'nun sunduğu programda çeşitli meslek gruplarına gündemdeki olaylar soruluyor. Program, kulaktan dolma bilgi sahibi olmak yerine, konuyu taraflardan ve uzmanlardan öğrenerek tartışmayı amaçlıyor. Bu hafta, kredi kartı mağdurları konu ediliyor.Tayfun Bey'in asistanı Semra Hanım bize de bir email atarak bizi programa davet etti. Ancak işlerimiz dolayısıyla katılamayacağız. Kendisine bu nazik daveti için buradan tekrar teşekkür etmek istiyoruz. TRT1'de 6 Ekim Pazartesi saat 23.00'da yayınlanacak olan programın fragmanını aşağıda bulabilirsiniz : Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Kredi Kartları TRT1`de Nasılsınız`da Masaya Yatırılıyor Bir ramazan daha bitmek üzere. Ramazanın bitişiyle ve 9 günlük idari tatille beraber pek çok kişi şehir dışına çıkacak. Biz de bu 9 günlük tatilden faydalanıyor olacağız. Bu süre içerisinde yeni içerik yaratma, yorumlarınıza ve sorularınıza cevap verme imkanımız olmayacak. Ancak sizlere yardımcı olacağına inandığımız konuları araştırmaya devam edeceğiz.Bugünün işini yarına bırakıp son dakikada çanta yapma telaşına kapılacaklar için tatile çıkarken yapılması gerekenleri bir sıralayalım istedik. Biz bu bayramda tatile çıkarken bunlara dikkat ediyor olacağız. Önce tüketici finansmanı dışındaki önerilerle başlayalım : Prizleri elektrik düğmelerini kontrol edin Evden çıkarken buzdolabı hariç prizlerde takılı elektrikli eşya bırakmamaya özen gösterin. Birçok elektrikli eşya stand by modunda ciddi elektrik tüketimine sebep vererek faturalarınızın şişmesine sebep olmasının yanısıra elektrik kontağından yangın çıkma ihtimali de her zaman söz konusu. Şehir doluyken elektriğe olan talebi karşılamak amacıyla akım yüksek tutulur ancak böyle 9 günlük tatillerde şehir bir anda boşaldığında talep de bir anda düşer. Ancak bu sefer haneler olması gerekenden yüksek voltajlar ile karşılaşır ve bu durum bilgisayar, plazma, LCD TV gibi hassas elektrikli aletlerde kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu nedenle tutumlu olmak, güvende olmak ve tatilde kafanızın rahat olması için çıkmadan önce prizlerinizi boşaltın ve elektrik düğmelerini kapattığınıza emin olun. Suyu dışarıdaki vanadan kapatın Yukarda bahsettiğimiz sebeplerden dolayı şebeke su basıncında dalgalanmalar olası. Evden çıkarken ayıracağınız birkaç dakika dönüşte tatsız sürpriz ve masraflar ile karşılaşmanıza engel teşkil eden bir önlem olacaktır. Zor bir dönemdeyiz, tutumlu olmak lazım. Faturalara dikkat Sonradan belli olan idari tatiller ile ilgili en büyük sorunu bu tarihlere denk gelen son ödeme tarihli faturalar oluşturabiliyor. Yola çıkmadan önce hala elektrik, su, telefon ve diğer abonelik gerektiren hizmetler ile ilgili son ödeme tarihlerini mutlaka bir kontrol edin. Faturaları otomatik ödeme talimatıyla ödemeyi tercih edenler hesapta yeteri kadar bakiye bıraktıklarına emin olsunlar. Faturaları hala elden veya kapıcı aracılığıyla yatıranlar varsa onlar da özellikle son ödeme tarihi 3 Ekim 2008 tarihine denk gelen faturaları var mı kontrol edip önceden yatırmalılar. Unutmayın, gecikmeye düşen faturaların bazılarında neredeyse kredi kartı faizi kadar gecikme oranları uygulanıyor. Şimdi asıl konumuz olan tüketici finansmanına dönelim; Kredi kartı son ödeme tarihine dikkat Normal şartlar altında kredi kartları şirketleri (veya Türkiye'deki uygulamalarda olduğu üzere bankalar, katılım bankaları), kredi kartı son ödeme tarihlerini iki resmi tatilin arasında yer alan tek güne denk getirmemeye özen gösterirler. Ancak yine deneyimsiz personelden kaynaklanan istisna faktörünü göz önünde bulundurarak temkinli olmak gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle hesap kesim tarihleri ayın 24-25-26 Eylül 2008 tarihlerine denk gelen kredi kartı sahiplerinin, ilgili bankanın internet bankacılığı, ATM veya telefon bankacılığı kanallarından kredi kartlarının son ödeme tarihi hakkında bilgi almalarında ve ödeme planlarını buna göre revize etmelerinde fayda var. Tatil dönüşü rehavete düşmeyin, ödemelerinizi unutmayın Yukarıda bahsettiğimiz tarihlere denk gelen hesap kesim tarihli kredi kartınıza ait son ödeme tarihi, arife gününe veya 03 Ekim 2008 tarihine denk gelmiyor olsa bile büyük ihtimalle 9 günlük tatili takip eden ilk pazartesiye denk gelecektir. Bu da tatil rehaveti içerisinde ilk pazartesi yani 6 Ekim 2008 ödemelerini atlama ihtimalini ortaya çıkartıyor. Tatil dönüşü ödemeler için kendinize hatırlatıcılar koyarsanız gereksiz maliyetlerden ve gecikme ücretlerinden kaçınmış olursunuz. Sizi bilemeyiz ama biz ödemelerimizin gecikmesinden doğacak maliyetleri önemsemeyecek kadar zengin değiliz. Tabiki arasıra elimizde olmayan nedenlerden kaynaklanan maliyetler canımızı sıkıyor. Ama önemli olan bu tür olayları bir deneyim olarak kabul edip tekrarlanmaması için gerekli önlemleri alabilmek. Bu tür maliyetleri önemsemeyip tekrarlanmasına izin vermek dikkatsizlikten ziyade müsrifliğe giriyor ve inanın bize önümüzdeki dönem içersinde finansal sıkıntıya düşmemek için müsrifliği bir kenara bırakıp tutumlu olmak gerek. Son olarak bayram tatilinde şehir dışına çıkacak olanlar için bir kaç kısa öneri;
Herkese sağlıklı ve mutlu bir şeker bayramı dileriz. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Emeklilik, Türk toplumunun sosyal yapısında önemli bir yere sahiptir. Türk iş gücünde yer alan her Türk çalışmaya başladığı ilk günden itibaren bir gün emekli olmak hayaliyle çalışır. Emeklilik dendiğinde birkaç yıl öncesine kadar Türkiye'de bulunan SSK, Emekli Sandığı ve Bağkur gibi devletin sosyal güvenlik kurumları akla ilk gelen kuruluşlardı. Şimdi emeklilikten bahsedildiğinde bu kurumlar ile beraber Türkiye'de faaliyet gösteren bireysel emeklilik şirketleri de konu olmaya başladı.Emeklilik nedir? Çok basit bir tanımla iş hayatınız boyunca kazandığınız gelirin bir kısmının birikime ayrılarak belirli şartlar oluşana kadar değerlendirilmesi ve bu belirli şartlar oluştuğunda çalışanın ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hayatlarını sürdürmesi için gerekli olan paranın bu birikime ayrılan kaynaktan karşılanmasıdır. Emeklilik için ideal şartlar nedir? Aslında emeklilik için ideal şartlar temelde kişinin çalışamaz duruma gelmesidir. Emekli olarak kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hayatlarını ikame etmesi için gerekli kaynakları tedarik eder. Türkiye'de mevcut sosyal güvenlik kurumundan emekli olmak için gerekli koşullar ve bu koşullar gerçekleştiğinde kimlerin bu kaynaktan yararlanabileceği çeşitli yasalarla belirtilmiştir. Bu konuyla ilgili yapılan en son yasal değişiklikler ile ilgili kısa bir haberimize size bir fikir vermesi açısından buradan ulaşabilirsiniz. Hayat sürdürmek terimi, kişinin gelir kazandığı döneme yakın standartlarda günlük ihtiyaçların karşılanması için yeterli kaynaklara sahip olması olarak açıklanabilir. Nedir bu günlük ihtiyaçlar? İnsanların yemek, içmek, barınmak, sağlık, eğitim, eğlence ve diğer sosyal faaliyetlerde bulunması olarak özetlenebilir. BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) Nedir? Türkiye'de BES; SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik sistemlerinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görülebilir. Mevcut sosyal güvenlik sistemlerinin zaman içerisinde insanların emekli olduktan sonra emeklilik öncesi yaşam standartlarını sağlamak konusunda yetersiz kalması nedeniyle doğan ihtiyaçlar neticesinde şekillenmiştir. Bireysel Emeklilik Sistemi özel yasalarla düzenlenmiş, güvenliği, denetimi devlet tarafından sağlanan, emeklilik zamanı geldiğinde sisteme üye olan bireylere önemli vergi avantajları ile tasarruf yapma ve bu tasarrufları yatırıma çevirme imkanı sağlayan, özel sektörce yönetilen bir sistemdir. Kanunen medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip herkes bir kamu sosyal güvenlik kurumuna bağlı olsun olmasın, çalışsın çalışmasın bu sisteme katılabilir. BES Nasıl çalışır ? BES'e üye olmak isteyen bireylerin, hazine ve dış ticaret müşteşarlığı tarafından yetkilendirilen bireysel emeklilik şirketlerinden birine başvurmaları gerekir. Birey emeklilik şirketine başvurduktan sonra, Bireysel Emelilik danışmanlarıyla görüşerek risk ve getiri profilini belirler. Belirlenen profile göre kişiye em uygun emeklilik planı ve fon dağılımı teklifi sunulur. Bu teklif içersinde giriş bilgi formu, emeklilik planı, plan kapsamında sunulan fonlar, yapılan kesintiler, katkı payı tutarı ile emeklilik sözleşmesinin taraflarına ilişkin bilgileri içeren detaylar yer alır. Bu nedenle birkaç firma temsilcisi ile görüşüp onlardan da teklif alınması ve bu teklifleri birebir karşılaştırarak bir karar verilmesi en sağlıklı yöntem olacaktır. Katkı payınızın nereye gideceği hakkında bilgi sahibi olmayı unutmayın Yukarda detayları yer alan teklif formunda sizin ödeme yükümlülüğü altına gireceğiniz aylık katkı paylarının ne kadarının direk olarak sizin emeklilik fonunuza aktarıldığını ne kadarının acente, satış komisyonlarına ve fon yönetimi ücretine gittiğini net bir şekilde görüyor olmak lazım. Bu şekilde elinizde bulunan alternatiflerden sizde en fazla dönüşü olan teklifi tespit edebilirsiniz. Planı Seçerken muhafazakar davranmalı Eğer tek bir bireysel emeklilik planı yapıp onunla devam etmeyi düşünüyorsanız, fon getiri beklentileriniz konusunda muhafazakar davranmanızı öneririz. Birden fazla şirketten birden fazla emeklilik planı sahibiyseniz, o zaman planlarınızdan birini daha agresif seçebilirsiniz. BES'te tek emeklilik planı olan tüketicilerden illa risk almak istiyorum diyenler için yılda en fazla 6 kez olmak üzere fon dağılım oranını ve yılda en fazla 4 kez emeklilik planını değiştirme imkanı veriliyor. Bu kişiler BES'in ilk yıllarında daha agresif bir fon dağılımını tercih edip daha sonra daha muhafazakar bir fon dağılımına geçebilirler ancak unutmamak lazımki Bireysel Emeklilik Sistemi'nde katılımcılara herhangi bir getiri garantisi verilmemektedir. Yani bu sene size bir getiri sağlayamadık diyebilirler, bu yüzden fon dağılımında temkinli ve muhafazakar olmanın öneminin altını bir kez daha çizmek isteriz. BES'te son pişmanlık 30 gün içerisindeyse fayda eder Bir Bireysel Emeklilik sözleşmesi yaptınız ama doğru seçim olduğu hakkında şüpheleriniz var. BES sözleşmesi, teklif formunun imzalandığı tarihi takip eden 30. günde yürürlüğe girer. Bu yüzden tüketicilerin emeklilik sözleşmesi yürürlüğe girmeden önce cayma hakkı bulunmaktadır. Cayma halinde, giriş aidatı dahil hiçbir kesinti yapılamaz ve varsa fon getirileri de eklenerek katılımcıya iade edilir. Ancak 30 günlük süre kritik önem taşımaktadır. Böyle bir tereddüt yaşadığınız taktirde BES temsilcisi ile değil sözleşme yaptığınız bireysel emeklilik şirketi genel müdürlüğü ile irtibata geçerek sözleşmenizi iptal ettirin. Özellikle bazı satış temsilcilerinin kendi primlerini garantileyebilmek için müşterilerin oyalayarak cayma taleplerini işleme sokmamaya çalıştıklarını duyuyoruz. İptal taleplerinizi genel müdürlük üzerinden yapmanızı öneririz. Bireysel Emeklilik Sistemi'nde katkı payları BES sözleşmesi ile bireyler firma ile aktif çalışma dönemlerinde elde edecekleri gelirlerin bir kısmını, sözleşme süresince sisteme aktaracaklarına dair taahütte bulunurlar. Bireysel emeklilik şirketi de sözleşmede karşılıklı mütabakata varılan süre sonunda kişiye toplu ödeme veya birikimlerin bir maaş gibi aylık olarak ödenmesini taahhüt eder. Bireylerin sisteme yapacakları katkı payı ödemeleri şirket tarafından kurulmuş emeklilik yatırım fonlarında değerlenerek, katılımcıya yüksek getiri elde etme şansı tanırken, aynı zamanda ülke ekonomisine de katkıda bulunur. Bireysel emeklilik şirketleri sözleşme yaptıkları bireylerin getiri beklentilerine cevap verecek birden fazla yatırım fonları kurabilirler. Emeklilik Yatırım Fonları'nın fon yönetiminde uzman portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilmesi kanuni bir zorunluluktur. BES'te bireyler tarafından yapılacak düzenli ödemelere katkı payı adı verilir. Bu katkı payları bireylerin emeklilik hesaplarında bireysel emeklilik fonlarında değerlendirilerek süre sonunda erozyona uğramadan hedefledikleri standartta bir yaşam sürecek birikim yapmalarına imkan verir. BES’de ne zaman emekli olunur ? Sistemde en erken emekli olma yaşı 56'dır. Bireysel Emeklilik Sistemi'nin yasayla düzenlenmiş emeklilik yaşıyla ilgili tek ön koşulu, sistemde en az 10 yıl katkı payı ödenmiş olmasıdır. Yani sisteme dahil olmayı düşünen bir kişi anlaştığı şirkete en az 10 sene kesintisiz olarak katkı payı ödemek zorundadır. Diğer bir deyişle bireysel emeklilik sadece moda oldu veya etrafınızdaki insanlar üye oldu diye kayıt olunan bir spor klübü veya sosyal klüp üyeliği değildir. Önünüzdeki asgari 10 seneye ait gelirinizin bir kısmını ayıracağınız bir birikim planıdır. Süre sonunda size veya bakmakla yükümlü olduğunuz kişilere nasıl bir geri dönüşü olacağını bilmeniz ve bu dönüşün yeterli olacağına emin olmanız gereklidir. Bu nedenle birikimin hangi şirketle ve ne kadarlık katkı paylarıyla yapacağınıza dair karar aşaması özen dikkat ve sağduyu gerektirir. Bireysek Emeklilik Sistemi'nde hangi şirketi seçmeli ? Öncelikle dikkat edilmesi gereken sözleşme yapılacak şirket ile ilgili olacaktır. T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından Emeklilik şirketi kurmaya ve faaliyet göstermeye izinli şirketler aşağıdaki gibidir : # Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. # Ankara Emeklilik A.Ş. # Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. (Ak Emeklilik A.Ş. ile Aviva Hayat ve Emeklilik A.Ş. geçtiğimiz sene birleşmişti.) # Başak Groupama Emeklilik A.Ş. # Ergoisviçre Hayat A.Ş. # Fortis Emeklilik ve Hayat A.Ş. # Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş. # Koç Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş. # Oyak Emeklilik A.Ş. # Vakıf Emeklilik A.Ş. # Yapı Kredi Emeklilik A.Ş. # Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Yukarda listelenmiş şirketlerin dışında bu alanda emeklilik izni bulunan bir şirket bulunmamaktadır. Bunların dışında yerli veya yabancı firmayı temsil ettiğini söyleyen herhangi temsilciyle emeklilik anlaşması yapmamanız gerekmetedir. İzin almış Bireysel Emeklilik şirketleri’nin güncel listesine buradan ulaşabilirsiniz. Size yardımcı olmak açısından buradaki şirketlerin bazılarını elemenize yardımcı olmak isterdik ancak, bu konuda uzmanlığımızdan ziyade kişişel tecrübelerimizin devreye girip yanlış bir yönlendirmeye sebep olabileceğini düşünüyoruz. Dediğimiz gibi bireysel emeklilik önünüzdeki en az 10 seneye ait gelirinizi nasıl değerlendiriceğinizi etkileyeceğinden çok önemli ve sadece sizin vermeniz gereken bir karardır. Şirketin ödenmiş sermayesine dikkat Şirket tavsiyesinde bulunmasak bile bu konuda dikkate almanız gereken kriterler konusunda biraz yardımcı olabiliriz. Emeklilik şirketlerinin ödenmiş sermayelerinin ne kadar oldukları kamuya açık bir bilgidir. Kararınızı vermeden önce sizin için aday olan şirketlerin ödenmiş sermaye durumlarını ve ödenmiş sermaye açısından diğer şirketler arasındaki sıralamalarını öğrenmeniz bazı adayları elemenize yardımcı olabilir. Sonuçta siz birikimlerinizi ortaya koyuyorsunuz ve beraber çalışmak istediğiniz şirketin bu amaç için ne kadar yatırım yapmış olduğu önemli olacaktır. Şirketin uzmanlık seviyesi hakkında fikir sahibi olmak Bir başka konu, şirketin bu konudaki ne derece uzmanlığı ve bilgi birikimi olduğudur. Modern emeklilik sigortası şirketlerinin kuruluşu çok eskiye dayanmamaktadır. Öte yandan bu sektör, gelişmiş dinansal yapılara sahip ülkelerde yüz yıllardır devam etmekte. Türkiye'de bulunan şirketlerin çoğu Amerika'yı yeniden keşfetmek yerine bu ülkelerde bulunan emeklilik planlarını Türkiye şartlarına adapte etmeyi tercih ediyorlar. Bu alanda hem Türkiye sınırları içinde hem de dışında faaliyet göstermekte olan şirketler, yerli şirketlere kıyasla biraz daha avantajlı gözükse de bazı tamamen türk sermayeli şirketlerin kendi sundukları ürünleri tasarlarken gerçekten çok ciddi çalışma, yatırım ve danışmanlık hizmetleri alarak geliştirdiklerini biliyoruz. Alternatif olarak sunulan ürünlerin yapısı hakkında detaylı bilgileri isteyerek ürünlerin nasıl geliştirildiği hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Şirket üst yönetiminin emeklilik deneyimi ne kadar? Sağlığınız ile ilgili bir sorun yaşadığınızda doğal olarak konunun uzmanına muayene olmak istersiniz. Peki emeklilik sigortası yaparken seçtiğiniz şirketin yöneticilerinin emeklilik ile ilgili ne kadar tecrübesi olduğunu bilmek istemez misiniz? Şirket yönetiminde yer alan kişilerin kim olduğu ve sektör deneyimi gerçekten önemli bir konudur. Garip ama sigorta sektörüne genelde ortalama performans gösteren sigorta şirketlerinin üst yönetimlerine baktığımızda bankacılık deneyimine sahip kişilerin olduğunu görüyoruz. Bankacılık ve sigortacılık omuz omuza yürüyen iki sektördür. Bankaların ihtiyaç duydukları kaynakların çok önemli bir kısmı sigorta sektöründen gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde büyük sigorta şirketlerinin bankaların kurucuları olduğunu görürken ülkemizde bunun tam tersini, yani bankaların sigorta şirketlerinin kurucusu olduğunu görüyoruz. Bankacılık kredi, mevduat, paranın değeri gibi konularda uzmanlık gerektirirken; sigortacılık finansal konularda uzmanlığın yanı sıra underwriting yani sigorta fiyatlaması, reasürans gibi konularda da deneyim ve uzmanlık gerektirir. Türkiye'deki sigorta şirketlerinin bir çoğu banka iştiraki oldukları için; bu şirketlere atanan üst yöneticilerin çoğunun bankacılık deneyimi ve vasıfları nedeniyle atanıyorlar ve sigorta şirketlerini bir bankaymış gibi yönetiyorlar. Bu nedenle şirketin üst yönetiminin kimler olduğunu bunların emeklilik sektöründe deneyiminin ne kadar olduğunu öğrenmeniz kritik önem taşıyor. Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sigorta devlerine baktığımızda özellikle genel müdür tercihlerini sigorta şirketlerinde genel müdürlük veya teknik genel müdür yardımcılığı deneyimleri olan üst düzey yöneticilerden yana yaptıklarını görebilirsiniz. Bankacılık deneyimi olan genel müdürü olan bir şirketle çalışmayı düşünüyorsanız o şirketten Bireysel Emeklilik yaptırmak yerine aynı grubun bankasında mevduat hesabı açtırmanız sizin için daha karlı olabilir. BES ile ilgili diğer önemli detaylar
Bireysel Emeklilik için düzenli ödeme şart Bireysel Emeklilik Sistemi öyle gözünüzü korkutacak bir sistem değil. Sistem ağrılıklı olarak bireylerin hakları ve çıkarlarını korumak üzere tasarlanmış. Ancak kesinlikle karar verilmeden önce sağlıklı bir araştırma yapılması ve uzun seneler boyunca gelirinizin belli bir kısmını bu plana aktarılacağının bilincinde olunması gerekiyor. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Bireysel Emeklilik Başvurusu Yapmadan Önce Tüketici finansmanı şirketlerinden TEB Cetelem türk tüketicileri için iki yeni krediyi pazara sundu. “Estetik Kredi” adıyla sunulan ürün estetik operasyon yaptırmayı düşünen müşterileri hedefliyor. Doğtaş Mobilya ile ortak yapılan kampanya ile de mobilya satın almak isteyen müşteriler kredi ödemelerini 6 aya kadar erteleyebiliyor.TEB Cetelem; başta saç ekimi olmak üzere, her türlü plastik cerrahi operasyonların yapıldığı Este World ile bir işbirliği gerçekleştirdi. Bu işbirliği kapsamında müşterilere Estetik Kredi adı altında bir ürün sunuluyor. Estetik Kredi'nin alt limiti 500 YTL, üst limit yok. 12 aylık eşit ödeme seçeneği mevcut. Kredi için alınan dosya ücretini Este World karşılıyor. Öncelikle hangi alanda estetik bir operasyon yapılacağı kararlaştırılıyor. Kredi talebinde bulunan kişi, Este World’e sadece nüfus cüzdanı ile başvuruyor ve bir saat içinde TEB Cetelem’den kredi başvurusuyla ilgili cevap geliyor. Estetik Kredi ile ilgili ayrıntılı bilgiyi 0212 393 67 60 numaralı telefondan TEB Cetelem Müşteri Hizmetlerini arayabilirsiniz. Doğtaş Mobilya ile yapılan kampanya çerçevesinde ise TEB Cetelem tüketici kredisiyle, Doğtaş’tan alınan tüm ürünlerde ödemeler 6 aya kadar ertelenebiliyor. Yani Eylül ayında mobilya satın almak için tüketici kredisi alırsanız, Mart 2009'da ödemeye başlıyorsunuz. Doğtaş’ın İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Aksaray, Balıkesir, Çanakkale ve Edirne’deki yetkili satıcılarında geçerli olan kampanya için, TEB Cetelem’e nüfus cüzdanı ile başvurmak yeterli. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - TEB Cetelem`den Estetik Operasyon ve Mobilya İçin Kredi İmkanı ![]() Varoş kelimesini hiç sevmesek de pek yakında gazetelerde benzer başlıklara rastlayacağız gibi gözüküyor. Bankaların şüphesiz en gözde tüketici finansman ürünlerinden kredi kartlarına piyasa doydu mu? Aslında daha doymadı, piyasa gelişme potansiyelini hala taşıyor (bkz Fish kart). Ancak kredi kartı aynı zamanda bu artan kullanıcı sayısına paralel olarak kötü bir şöhrete sahip oldu. "Adı çıktı dokuza inmez sekize" misali kredi kartı artık kumar, uyuşturucu veya alkol gibi yuva yıkan bir felaket olarak görülmeye başlandı.Kamuoyuna ve gündeme yansıyan kredi kartı borcu mağdurlarının da artmasıyla devlet bu konuya müdahale ederek bu ürüne özel bazı regülasyonlar getirdi. Kredi kartı kanunu olarak da bilinen bu yasal düzenlemeler bankaların bu üründen elde ettikleri karları etkiledi. Her ne kadar bankalar bu üründeki karlılıklarını korumak konusunda azimli olsalar da, kalan mevcut pazar payındaki rekabetin yoğunlaşmasıyla kar marjlarının düşmesine engel olamadıkları için, yüksek kar marjı potansiyeli taşıyan diğer tüketici finansman ürünlerine doğru bir yönelme başladı. Kredi kartı faiz oranlarına tavan getirilmesi, bazı ücretlerin tamamen iptal edilmesi, bazılarının tahsili için sözleşmenin belli özellikler içermesinin şart koşulması; finansal kurumları kredi kartında atılacak taşın ürkütülecek kurbağaya deyip değmeyeceği konusunu sorgulamaya ittiğini düşünüyoruz. Bankacılar ilk hedefiniz mortgage! Günümüzde devam etmekte olan global kriz öncesi likidite bolluğu nedeniyle kredi kartı yerine gelecek alternatif karlı ürünün mortgage olacağı düşünülüyordu. Düşüş trendi içinde olan faizler nedeniyle herkes mortgage'ın orta gelir grubu arasında kısa sürede yaygınlaşıp bankalara hem yeni bir kredi türünden ek bir faiz geliri, hem de mortgage kredilerinde menkul kıymetleştirme imkanı nedeniyle ucuz kaynak sağlama potansiyeli sağlayacağını düşündü. 2007 yılında bankalar organizasyonlarını ve operasyonlarını mortgage kredilerinde pazar payı kapmaya yönelik revize ettiler. Geçmişte bankalar tarafından izlenilen agresif bir satışlarla pazar payı kapmak uğruna verilen kredi oranları, şu anda güzel birer anı olarak kaldı. Son altı aydır Türkiye'nin lokomotif sektörü olarak tasvir edilen gayrimenkul sektörü kan ağlıyor. Satışlar durdu, gayrimenkul fiyatları geriliyor, YTL'nin dolar ve avroya karşı aşırı değerli olması ve yükselen kredi oranları nedeniyle acil ihtiyacı olanlar dışında herkes gayrimenkul alma planlarını ertelemiş durumda. Bankacılar ise mortgage kredilerindeki rekabet sonucu verdikleri oranlar yüzünden zaten ya zarardalar ya da başabaş durumdalar. Önümüzdeki iki sene tüm dünya bu mortgage kaynaklı krizden çıkana kadar Türkiye mortgage kredileri kendinden beklenen büyük atılımları yapamayacak gibi gözüküyor. Bu durum bankaları başka dallar aramaya itiyor. Muhafaza-kar Türk Bankacısı Konumuzdan biraz uzaklaşır gibi olacağız ama bu konuya da değinmekte fayda var. Türkiye'de yeniliğe en çok önem veren iş kollarından biri olmasına rağmen bankalar, tüketici finansman şirketleri ve katılım bankaları gibi tüm finansal kuruluşlar muhafaza-kar yapıya sahiptir. Yani tüm faaliyetlerinin arkasındaki en büyük motivasyon karlarını muhafaza ve maksimize etmektir. 2001 krizi öncesi yüksek oranlarla devlete borç vererek, biraz da gerçek bankacılık yaparak bu ideallerine kavuşurken, 2001 krizinin ardından gerçek bankacılığa dönüş başladı. Kriz sonrası masraflı bankacılık devri 2001 krizi öncesi bireysel bankacılık işlemlerinde müşterilerden bu kadar masraf alındığını hatırlıyan var mı ? Bizim aklımıza bir tek İş Bankası geliyor. İş Bankası hiçbir bankanın masraf almadığı dönemlerde müşterilerinden birçok işlem için masraf ve senede bir kere hesap işletim ücreti alıyordu. Bir dönem İş Bankası'ndan havale masrafı aldırmamanın tek yolu parayı gönderdiğiniz kişinin askerlik görevini yapıyor olmasıydı. Atatürk'ün bankası Mehmetçik ile ilişkilerinde hiçbir zaman kar amacı gütmez. Biliyoruz reklam gibi oldu ancak Atatürk'ün kurduğu banka olmanın getirdiği sorumlulukların bazı durumlarda İş Bankası'nın bankacılık faaliyetlerinin önüne geçtiği vakalar bunun en büyük kanıtı. Bankalar karlılıklarını tekrar bankacılık faaliyetlerinden kazanmak zorunda kalınca, o tarihe kadar masrafsız bankacılık işlemleriyle şımartılmış Türk tüketicisi masraflı bankacılık ile karşı karşıya kaldı. Bu dönem bankacılıkta alternatif dağıtım kanallarının patlama yaptığı dönem oldu. Masraflı bankacılıktan kaçınan beyaz yakalı tüketicileri sistemden kaçırmamak için bankaların hemen hepsi başta internet, ATM ve çağrı merkezlerine yatırım yaptılar (daha sonraki yıllarda çağrı merkezlerinin banka organizasyonları için astarı yüzünden pahalıya geldiği ortaya çıktı ama konumuz bu değil). Günümüzde bankalar müşterileri için gerçekleştirdikleri neredeyse her işlem için bir ücret talep ediyorlar. Kredi verirken bile faizin yanısıra dosya ücreti, tahsis ücreti, kredi işletim ücreti gibi kredi başvuru aşamasında veya kredi taksitlerine giydirilmiş ücretleri talep etmekteler. Kredi kartları ve tüketicilerin bu ürünün yapısından kaynaklanan mağduriyetleri, kamuoyunu ve sektörü regüle eden otoritelerin dikkatini çekip kredi kartı uygulamalarına yasal müdahaleler başlayınca, finansal kurumlar kredi kartı ürün ağacı altında alıştıkları kadar rahat bir hareket alanı bulamaz oldular. Bankaların ve finans kurumlarının yeni gözdesi tüketici kredileri Bankaların ve diğer finansal kurumlar, kredi kartı hizmetlerinde daralan manevra alanı nedeniyle gözlerini tüketici kredilerine çevirmiş durumdalar. Tüketici kredileri içinde Nakit Kredi'ye daha bir özel ilgi gösteriliyor. Bankalar, içinde bulunduğumuz senede organizasyonlarını nakit kredi satış ve pazarlamasına yöneltmiş durumdalar. Faturalı malların alımı için kullanılan tüketici kredilerinin yapıları aşağı yukarı belli ve orta gelir grubu da bu tür krediler ile nispeten daha deneyimli olduğu için maliyetler açısından daha bilinçli tercihler yapabiliyorlar. Öte yandan mevcut nakit kredi uygulamaları daha sıkı bir değerlendirme ve ekstra teminat gerektirdiği için, yaygınlığı faturalı ürünler için kullanılan kredilerden az, yani tüketici bu konuda daha deneyimsiz. Yeni nesil nakit kredilerde hedef, orta ve dar gelirli kredi kartı mağdurları olabilir mi? Kısa bir süre önce Societe Generale adlı Fransız bankasının Türkiye'de Krediver markası altında sunduğu nakit kredilerden bahsetmiştik. Bu trendin başta tüketici finansman şirketleri olmak üzere bankalar tarafından da izleneceğini düşünüyoruz. Bankalar tarafından benimsenen yeni yapılanma neticesinde nakit krediler paketleştirilmeye başlandı. Bu paketlere uygulamada üst sınır getirilerek, orta ve dar gelirli nüfusun bulunduğu yerlerde pazarlama faaliyetlerine başlandı. Üstelik bunu yaparken kredi kartlarının kötü şöhretinden faydalanmaktan çekinmiyorlar. Özellikle kredi kartı mağdurlarının daha bol bulunduğuna orta ve dar gelirli kesimin yerleşim bölgelerine yakın yerlerde, aktif olarak pazarlamaya başlayacaklar. Günümüzde toplumun bu kesiminin kesinlikle bu tür krediye ihtiyacı olduğuna kimsenin itirazı olmaz heralde. Biz de kredi kartı kullanımı ile ilgili yazılarımızın çoğunda kredi kartı borcunu üç aydan uzun süre taksitlendirmek zorunda kalan tüketicilerin vakit kaybetmeden tüketici kredisine başvurarak oluşan borcu daha az maliyetle refinanse etmesini öneriyoruz. Bu açıdan bakılırsa tüketici kredilerinin varoşlara inmesi insanların ayağına gelen bir fırsattan başka bir şey değil. Elbette lüks semtlerde oturan kredi kartı mağdurları da vardır ancak bankalar ve tüketici finansman şirketleri kredi kartı borcu mağduru tüketicilerin yoğunlaştığı bölgelerin varoşlar olduğunu söylüyorlarsa bir bildikleri vardır diye düşünüyoruz. Yeni nesil nakit kredi paketleri Orta ve dar gelirli gruba kredi vermeleri bankalar ve tüketici finansman şirketlerinin daha riskli gruplara yönelmeye başladığı anlamına geliyor. Temel ekonomi dersinden hatırlayanlar olabilir, risk arttıkça kar beklentisi de artıyor. Yani bu firmaların, bu müşteri grubundan normal kredi piyasasından biraz daha yüksek gelir beklentisi içerisinde olacaklarını düşünmek yanlış olmayacaktır. Ortalama bir tüketici krediler hakkında, "borç alıyorum, karşılığında faiz ödüyorum bu da paranın maliyeti + bankanın bu maliyet üzerine koyduğu kar marjıdır" şeklinde bir algıya sahiptir. Bankalar da tüketicilerin bu algılamasını değiştirmemeye özen göstererek özel tasarlanmış yani faizin yanında, itinayla gizlenmiş maliyetler ile bezenmiş ürünleri tüketicilere satmaya çalışırlar. Bu sebepten artık tüketici kredisi başvurusunda bulunurken görüştüğünüz yetkiliden kredi ile ilgili bilgi alırken birazdan bahsedeceğimiz maliyetlerin olup olmadığında emin olun ve alternatifleri karşılaştırırken bu maliyetleri dikkate almaya çalışın. Yeni nesil nakit kredi paketlerinde limitler en fazla dört kredi kartının limitini karşılayacak civarda tutuluyor. Bu rakama BKM tarafından yayınlanan 2008 kart monitor raporunda yayınlanan 2007 ortalama kredi kartı limitinin 2.650 YTL civarında olduğu bilgisinden yola çıkarak ulaştık. Maksimum 10.000 YTL'lik kredi paketleri halinde olursa, ortalama limit sahibi kredi kartı mağduru üç veya dört kartının borcunu kredi ile kapatma şansı oluyor. Borçlunun borcunu ödeyememesi ve kurumun da bu alacağı tahsil edememesi durumunda, kurumun zarara atabileceği tutara sınır getirmesine imkan veren bu durum, ürünü standart haline getiriyor. Standart haline getirilen kredi ürünü sayesinde süreçler kısaltılıyor ve müşteri talepleri daha çabuk sonuçlanıyor. Yeni nesil kredilerde dikkat edilmesi gereken hususlar Eğer yeni nesil bir nakit kredi kullanacaksanız, geri ödeme gücünüzü de dikkate alarak kredinin vadesinin bir seneden uzun olmaması için özen göstermenizde fayda var. Bir seneyi aşan krediler, her ne kadar taksit tutarlarında rahatlama sağlasa da tüketiciyi borç ödeme disiplininden uzaklaştırabiliyor ve tüketiciler bu kredinin borcu bitmeden kendilerini başka borçların içersinde de bulabiliyorlar. Kredi paketinde faiz dışı maliyetlere nelerin dahil olduğunu mutlaka öğrenin. Dosya ücreti, kredi işletim ücreti, sigorta primleri, tahsis ücreti, kkb sorgusu ücreti gibi isimler altında müşteriye başvuru aşamasında veya taksitlere yedirilmiş hangi maliyetlerin olduğuna emin olun. Mesela komisyon diye bir maliyet var. Tüketici, komisyon olarak isimlendiren bu maliyete razı olursa (%3-%5 arası) 10.000 YTL'lik kredi onaylandığı taktirde bankaya olan ana para borcu 10.000 YTL oluyor ancak banka sizin hesabınıza komisyon oranına göre 300 veya 500 lira eksik yatırıyor. Özellikle kredi kartı borcu kapatacak olanların bu konuya dikkat etmesi gerekiyor. Eğer şimdi olmasa da gelecekte kredi kartı borcunuzu nakit kredi benzeri bir ürünle kapatmayı hedefliyorsanız, kredi kartı ekstrelerinizin minimum tutarını yatırmaya özen göstermeniz gerekiyor. Bunu yapamadığınız dönemi takip eden ay gecikmeye girdiğiniz bankaKKB’ye bu gecikmeniz ile ilgili bir kayıt gönderiyor ve bu durum başvurunuz değerlendirilirken geri ödemeniz konusunda soru işaretleri oluşmasına neden olabiliyor. Borcunu kapatacak tüketicinin kredi ayağına gelir mi? Evet geliyor ancak unutmamak gerekirki bu krediler kredi kartı borcunu taksitlendiren ancak gecikme yaşamayan orta ve düşük gelir grubu tüketicilere hitap ediyor. Bu ürünler bildiğimiz klasik tüketici kredisinden daha maliyetli, ancak kredi kartı borcundan daha mantıklı bir borçlanma aracıdır. Denize düşen yılana sarılır misali bu ürünlere yönelinirse, düşünmeden kredi alan tüketiciler kredi kartları ile yaşadıkları mağduriyeti bu ürünlerde de yaşayabilirler. Bu mağduriyetler ile ilgili devlet yasal önlemler alıp banka ve ilgili finansal kurumların hareket alanlarını tüketicilerin lehine kısıtlayana kadar çok kişinin canı yanabilir. Borçtan kurtulmak isteyen tüketicilerin bilmesi gereken en önemli konu mevcut borçların sağlıklı bir şekilde azaltılması için kredi kullanırken aynı zamanda güncel harcamaların kısıtlanmasının gerekliliğidir. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Tüketici Kredileri, Kredi Kartı Mağdurlarını ve Varoşları Hedefliyor ![]() Kredi kartı ekstrelerini takip etmek, kredi kartı kullanımında yapılması gerekenlerin başında yer alır. Hesap özetinde yeralması gereken bilgiler bellidir ve çoğu kanunla belirlenmiştir. Bunlardan en önemlisi olmasa da tüketicilerin kafasında en çok karışıklığa sebep olan ise ekstrelerdeki asgari ödeme tutarı (minimum ödeme tutarı) bilgisidir. Kredi kartı kullanmaya yeni başlayan okurlarımızdan gelen talebe istinaden bu konuda kısa bir bilgilendirme yapmaya karar verdik.Asgari ödeme tutarı nedir ? Kredi kartında yer alan asgari/minimum ödeme tutarı, kart sahibinin son ödeme tarihinde kredi kartı ile yaptığı harcamalar sonucu oluşan aylık borcunun ödemesi zorunlu olan kısmıdır. Evet doğru okudunuz, kart sahibinin kanunen bankaya son ödeme tarihine kadar asgari ödeme tutarı kadar ödeme yapma zorunluluğu vardır. Tüketici ödeme yapmaz veya yaptığı ödeme tutarı asgari tutarın altında kalırsa, banka ile yaptığı sözleşmenin şartlarına aykırı hareket etmiş ve gecikmeye girmiş olur. Minimum ödeme tutarı toplam borcun ne kadarıdır? Kredi kartları uygulamalarında asgari ödeme tutarı şirketten şirkete farklılık göstermektedir. Türkiye'de ise bu tutarın kredi kartı ekstresinde belirtilen dönem borcunun en az %20'sine denk gelmesi kanun ile belirlenmiştir. Bir basit örnek vermek gerekirse; Ekstreniz elinize geçti dönem borcunuzu 1000 YTL olarak görüyorsunuz. Ekstrenizde yer alan asgari tutar ise 200 YTL. Son ödeme tarihinde 1000 YTL yerine asgari ödeme tutarı olan 200 YTL ödediniz. Ödemediğiniz 800 YTL üzerinden banka size faiz yansıtır. Türkiye'de asgari ödeme tutarı hesaplamalarında uygulama farklılıkları Kredi kartı işlem türlerinde Türkiye'ye özel uygulanmakta olan taksitli işlemler nedeniyle asgari ödeme tutarlarının hesaplanmasında farkı uygulamalara rastlıyoruz. Bazı bankalar asgari ödeme tutarını hesaplarken ilgili ekstre döneminde yer alan taksit tutarlarının toplamı (o aya ait taksit tutarlarının %100'ü) ile yine döneme ait diğer işlem türlerinin %20'sinin toplamını alıyorlar. Bu durum sadece taksitli alışveriş yapan bazı tüketicilerin sanki asgari tutar ile dönem borcunun aynı olduğu yanılgısına kapılmasına sebep olabiliyor. Aynı kredi kartı ile taksitli alışveriş dışında işlem gerçekleştirmeye başladıklarında, asgari tutar ile dönem borcu arasında bir fark oluşuyor ve tüketici dalgınlık veya dikkatsizlik nedeniyle son ödeme tarihinde dönem borcu yerine asgari tutarı yatırdığında, bunun bedelini bankaya faiz olarak ödüyor. Diğer bir grup banka ise müşterinin ilgili ekstre döneminde ödemesi gereken taksit tutarını dikkate almadan asgari ödeme tutarını dönem borcununun %20'i olarak hesaplar ve ekstrede bu şekilde belirtir. Bu uygulama daha az kafa karıştırıcı olsa da ağırlıklı oluşturduğu faiz maliyeti açısından bir önceki uygulamadan daha dezavantajlıdır. Çeşitli ödeme durumlarında faiz maliyetlerini ortaya çıkarması açısından oldukça yardımcı bir kaynak olan ve minimum tutar ile ilgili sayısal bir örnek içeren bu yazımıza göz atabilirsiniz. Kredi kartı ödemelerinde gecikme durumu ile detaylı bilgiye ise kredi kartı gecikme durumunda yapılması gerekenler konulu yazımızdan ulaşabilirsiniz. Son olarak kredi kartı ekstresinde yer alan asgari tutar son ödeme tarihinde kredi kartı borcunuzun bulunduğu bankaya yapmanız gereken en düşük ödeme miktarıdır. Tüketicilerin ödemelerini gerçekleştirirken kredi kartı ekstresindeki minimum ödeme tutarının altında kalmamaya özen göstermeleri kritik önem taşımaktadır. Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Kredi Kartı Asgari Ödeme Tutarı (Minimum Ödeme Tutarı) Nedir ? Kredi kartında piyango devri başlıyor. Vatan Gazetesi bugünkü ana sayfasında nispeten büyük bir alan ayırmış bu başlığa. Piyango deyince halkımızın hemen dikkatini çekeceğini düşünmüş olsalar gerek, haksız da değiller.Türk Bankacılığı'nda, özellikle de kredi kartları tarihinde yeni bir dönem başlıyor. Boyner Grubu ve Akbank işbirliği ile çıkartılan Fish (türkçesi balık) isimli yeni kredi kartı ile ilgili lansman ve basın açıklaması dün yapıldı. Yakın zamanda bu yeni kredi kartı ile ilgili ciddi bir medya bombardımanına hazırlıklı olun ama başvurmadan önce de bu yazımızı okumayı ihmal etmeyin. Fish Card'ın ihtiyaçlarınıza cevap verip vermediğini anlamadan aceleyle Fish Card alırsanız ilerleyen günlerde kendinizi balıkçının oltasına atlamış sazan gibi hissedebilirsiniz. Bankacılıkta promosyon ve çekilişe dönüş Türk bankacılık tarihine bakarsanız aslında bunun yeni bir dönem olmadığını hemen görebilirsiniz. Bankacılık sistemin kuruluş dönemlerinde bankaların; halkın yastık altında, bağda, bahçede, toprak altında sakladığı birikimleri bankalara çekmek için çekilişler düzenlemiş olduklarını görürsünüz. Bu çekilişlerde dönem dönem hesap açan müşterilerden birine çekilişlerle ev veya araba verirlerdi. Tüm vergiler kazanana ait olmak kaydıyla tabi. Garanti Bankası ve Akbank'ın öncülüğüyle bu döneme dönüş başladı gibi gözüküyor. Tek fark Akbank bu promosyonu bir ürün özelliği olarak tüketicilere sunuyor. Fish'e hoşgeldin hediyeleri Hediye Çeki Fish kredi kartı Türkiye'nin iki devinin; bankacılık devi Akbank ile mağazacılıkta bir dev olan Boyner grubunun ortak girişimi. Fish kart sahipleri, kartlarını teslim aldıkları andan itibaren 75 YTL'lik hediye çeki kazanacaklar. Ne güzel değil mi?Buradaki ince detaya baktığımızda hediye çekleri sadece Boyner grubu mağazalarında (Benetton, Beymen, Club Beymen, Boyner, Boyner Evde, Boyner Sports, Boyner Beaute, Divarese, Fabrika, Network, Que, Sisley, 012) kullanılabileceklerini görüyoruz. Buraya kadar bir sorun yok gibi çünkü Boyner büyük bir firma ve Türkiye'de hemen herkesin Boyner grubu mağazalarından ihtiyaç duyabileceği bir ürün bulması mümkün. Öte yandan mağazacılık devi dediğimizde Boyner grubunun aynı zamanda bir mağazacılık kurdu olduğunu da aklınızda tutmakta fayda var. Fish kartınızla teslim aldığınız 75 YTL'lik çekleri kullanma şartlarına bir bakalım: Çekleri Fish kartıyla birlikte tek seferde yapacağınız 300 YTL ve üzerindeki tutarda tek ödeme veya taksitli işlemlerinizde yukarda belirttiğimiz mağazalarda kullanmak mümkün. Yani oturduğunuz şehirde Boyner mağazası yoksa beleş hediye çekim var diye hiç heves etmeyin. Mağazacılık yapanlar da her ticari kurum gibi kar etmeyi amaçlarlar dolayısıyla çek kullanımında kart ve asgari harcama şartı getirilmesi çok garibimize gitmese de maliyetlerin bir kısmı Akbank tarafından yüklenilip bu 300 YTL'lik harcama şartı biraz daha düşürülebilirdi. Ama Akbank da bu üründen kar etmek istiyor tabiatıyla. Bu tür hediye çeki uygulamaları Türkiye'de birçok mağaza tarafından taksitli kredi kartı markalarıyla dönem dönem yapıldığı için çok büyük bir motivasyon kaynağı olarak göremedik. Yani 75 YTL'lik hediye çekini kullanabilmeniz için Fish kartınızla 300 YTL'lik bir harcamayı göze almanız gerekiyor. 3 Aylık Backup üyeliği bedava 3 Aylık ücretsiz Backup hizmeti alabilmek için Fish Card sahiplerinin kartlarını teslim alır almaz 0 212 366 0 355 numaradan Back Up'ın Fish sahiplerine özel hattını arayıp aktivasyon yapmaları gerekiyor. Sıkça sorulan sorular bölümünde ücretsiz kullanım süresi bitiminde aynı numarayı arayarak paketi yenilebileceğiniz yazıyor. Ancak dikkat edin, ücretsiz kullanım süresi sonunda bir sonraki aya ait Backup ücreti kartınızdan otomatik olarak çekilebilir (Güncelleme : Bir okurumuz çağrı merkezini aramış, 3 ay sonunda hizmeti arayarak iptal etmesseniz otomatik devam ettiği bilgisi verilmiş). Buna engel olmak için mutlaka ektsrenizi kontrol edin. Benzer promosyon uygulamalarına parakende sektöründe çok sık rastlıyoruz. Çok sayıda müşteri paketi aktif hale getiriyor ancak süre bitiminde zamanında sona erdirmek için arayanların sayısı o kadar çok olmuyor. Birçok kişi unutuyor veya önemsemiyor, ta ki kredi kartı ekstrelerinde aylık ücreti farkedene kadar. Bunun sonucunda banka açısından kredi kartı cirosunda bir artış oluyor. Back-up da müşteri sayılarında ve gelirlerinde bir sıçrama yapmış oluyor. Böylece her iki şirket de kazanmış oluyor. Çekilişler ile hediye kazanma fırsatı İşte ürünün promosyon ayağına geldik. Yani Boyner ve Akbank'ın lansman sırasında özellikle altını çizdikleri özellik. Fish Card sahipleri kartlarıyla gerçekleştirdikleri her 10 YTL'lik alışveriş ile otomatik olarak günlük, haftalık, aylık çekilişlere ve yıl sonundaki BÜYÜK ÇEKİLİŞ'e katılım şansı kazanıyorlar. Şans oyunları ve çekilişler ile ödül kazanamayı kim istemez? Üstelik kredi kartı ile yaptığınız her alışverişle böyle bir şansa otomatik olarak sahip oluyorsunuz. Bu durum bize bir dönem Gima tarafından yapılan belli tutarda yapılan alışveriş karşılığında yılbaşı özel çekiliş için verilen milli piyango bileti kampanyasını hatırlattı. Hatta bu promosyonların bir tanesinde alışverişi Cardfinans ile yapanlar fazladan bir bilet daha kazanıyordu. Bu promosyonun Gima'nın ilgili dönemdeki Aralık ayı cirosunu arttırmakta oldukça büyük etkisi olmuştu. Hatta Gima bu kampanya nedeniyle Milli Piyango'nun en büyük cirosunu sağladığı bayisi olmuştu. Evet yanlış duymadınız Gima Milli Piyango bayisi olmuştu. FishCard ile Akbank ve Boyner bir senelik bir promosyon programı yapıp günlük, haftalık, aylık ve yıl sonunda bir büyük çekiliş organize etmişler. Çekilişler ilginç organizasyonlardır. Bazı durumlarda tüketici için memnuniyetsizlik nedeni olabiliyor. Fish Card çekilişlerinde kazananların ödülü alabilmeleri için ne yapmaları gerektiğini yazmamışlar. Eğer ödülü alabilmek için ilgili çekiliş hakkını kazandıran alışveriş slibini ibraz etmek gerekiyorsa Akbank'ın kredi kartı sliplerini saklamayı sevmeyen kart müşterileriyle ilgili birçok tüketici şikayeti ilgilenmesi gerekebilir (buna gerek olmaması kuvvetle muhtemel, çünkü ilgili alışverişler bankanın kredi kartı veritabanında detaylı olarak saklanır). Birbirinden farklı ve ilginç ödüller ile ilgili detaylar şu şekilde : GÜNLÜK:Motosiklet, yurtdışı turlar, LCD TV HAFTALIK: Mini Cooper, Harley Davidson, ATV AYLIK: BMW M3, BMW X3, 2+1 daire YILBAŞI: 1 milyon YTL değerinde 4+1 daire, motoryat, 4x4 cip. Cem Boyner "Fish'te harcamayı teşvik etmiyoruz. Az ya da çok harcayan diye kullanıcıyı ayırmıyoruz. Her 10 YTL’lik alışverişe hayatınızı değiştirme fırsatı veriyoruz. Burada şansına güvenen kazanıyor. Herkes kendi şansına güvensin ve hayallerinde olan her şeye Fish ile ulaşabileceklerine inansın" demiş. Hediyeler de kulağa hoş geliyor değil mi ? O zaman hemen basit bir ilkokul hesabı yapalım :Cem Boyner hedef kitle olarak öncelikle Boyner Grubu'nun sayısı 2.5 milyona ulaşan müşterilerinin Fish sahibi olmasına çalışacaklarını belirtmiş. Biz biraz daha iyimser bir tahminle bu sayıyı 1 milyon yapalım. Yani sizin dışınızda 999.999 kişinin hediye kazanma ihtimali var. BKM'nin 2008'de yayınlamış olduğu kredi kartı raporuna göre ortalama kredi kartı harcaması 791 lira. Ayda 791 lira harcayacaksınız ve hediye kazanma ihtimaliniz milyonda bir olacak öyle mi ? Sağduyulu bir şekilde düşünmeye çalıştığımızda bu bedava hediyeler ve promosyonlar da bizi Fish Card'a başvurmaya motive edemedi. Şimdiye kadar gördüğümüz, Fish Card'ın tüketiciye aslında şu anda piyasada sunulanın dışında hiç bir avantaj sağlamadan bankacılık, mağazacılık ve parakende sektörlerinde kullanılan promosyon tekniklerinin bir kredi kartı markası altında bir araya getirilerek tüketicilerin gözlerini boyanmasından başka birşey olmadığı. Chip Para Akbank, kredi kartlarının en başarılı özelliklerinden olan Chip Para uygulaması tüm fonksiyonalitesi ile burda da karşımıza çıkıyor. Aslına bakarsanız Fish Card ile ilgili içimize sinen tek özellik bu. Ama iş chip paralarla uçak bileti almaya geldiğinde bir hiyerarşi söz konusu. Fishcard web sitesinden aynen aktarıyoruz : "Fish sahipleri biriken chip paraları ile aynı değerde uçak bileti alabilirken, Fish Platinum sahiplerinin chip paraları %10, Fish Black sahiplerinin chip paraları 2 kat daha değerlidir. Chip paralarınızla uçak bileti almak için tek yapmanız gereken 444 29 29 Fish Çağrı Merkezi'ni aramak." Yani FishCard ayrıcalıklarından kartınızın türüne ve harcadığınız paraya göre daha ayrıcalıklı şekilde yararlanabileceksiniz. Gelir durumunuz ve ödediğiniz kart aidatı bunun en büyük belirleyicisi olacak. Eskilerden gelen bir deyiş vardır, "para parayı çeker". Wings Card sahiplerine özel Havalimanı Wings Prime Class Lounge kullanımı ve Vale Park ayrıcalıklarından yalnızca Fish Black sahipleri faydalanabilmekte. Fish Platinum sahipleri ise İstanbul, Ankara ve İzmir Dış Hatlar gidiş terminallerinde bulunan Gloria Jeans Coffees'lerde ilk küçük ya da orta boy kahvelerini Fish ile ücretsiz içebiliyorlar. Sade Fish Card sahipleri ise havalanına girebildiklerine şükrediyorlar. Fish'e özel indirim günleri Tabi Boyner gurubu ile ortak bir marka çıkarmanın bazı anvantajları olacak. Boyner Grubu'na ait mağazalarda sadece Fish sahiplerine özel indirim günleri düzenlenecektir. Özel indirim günleri ve özel teklifler konusunda Fish sahipleri önceden bilgilendirilecek. Geçmişte Marks&Spencer ve Cardfinans işbirliğinde bütün indirim günlerinde Cardfinans ve Marks&Spencer kart sahiplerine önceden yapılan uygulamanın bir benzeri. Yani klasik mağazacılık banka ortak markalı kart çalışması. Böyle bakınca ortada yapılmamış bir yeni bir şey yok gibi gözüküyor. Sanki hep eski teknikleri makyajlayıp koymuşlar gibi. Kartın arkayüzünde yer alan numaralı balıkların numarası merak konusu? Belki de bu ürünün asıl ağır silahı bu balıkların üzerindedir kim bilir? Belki de Boyner mağazalarında yer alan anahtar uygulamasının bir adaptasyonu dur... Web sitesinde yapılan açıklamada yakında balıkların numaralarının ne anlama geldiğini göreceğimiz yazıyor. Peki neden çıktı bu Fish Kart ? Kapalı kapılar ardında konuşulanları bilemeyiz tabi, sadece izlenimlerimize deneyimlerimize dayanarak tahminlerde bulunabiliriz. Boyner Advantage markasını HSBC'ye devrettikten sonra Anahtar uygulaması ile Advantage dönemindeki cirolarını yakalama çalışmaları içinde girdi. Öte yandan devrettiği mağaza kartı operasyonunun maliyetini tekrar yüklenmek işine gelmiyordu. Mağaza kartı şirketler açısından bakıldığında kredi kartı ile karşılaştırıldığında bir o kadar zahmetli ve maliyetli bir ürün olmasına rağmen o kadar karlı değildir. Çünkü nakit çekme özelliği veya asgari ödeme özelliği bulunmamaktadır. Ödemeniz gereken tutarın altında öderseniz direkt gecikmeye düşersiniz. Kredi kartında ise dönem borcunuzun %20'sini ödemeniz yeterlidir, size faizi işletirler ve kar ederler. Öte yandan mağaza kartları ciroyu arttırması açısından çok etkilidir. Bu işbirliği ile iki kurum uzmanlıklarını birleştirerek kendileri için oldukça parlak ve karlı bir dönem planlıyorlar. Tüketiciler içinse ne olacak göreceğiz. Bir başka neden kart ücreti olabilir mi ? Günümüzde artan kamuoyu baskısı nedeniyle kredi kartı üyelik ücrelerinin veya diğer adıyla kart aidatlarının kaldırılabileceği konuşuluyor. Zaten bankalar artık sözleşmenizde kart ücreti alınabileceği belli büyüklükte puntolar ile yazmıyorlarsa kart ücreti alamayacaklar gibi gözüküyor. Axess kart sahiplerinin sözleşmelerinin kart ücreti almaya yetkin şekilde yazılıp yazılmadığını bilemiyoruz ama bu başvurularda sadece kredi kartı hizmetinin yanında bir de çekiliş hakkı vereceklerinden, ilk sene için almasalar dahi bu kartın kart ücretinin diğer örneklerinden biraz daha yüksek olması kuvvetle muhtemel. Günün sonunda tanıtıma bakarsanız kredi kartının ötesinde bir hizmet sağlıyorlar. Fish Card sahibi olarak ikinci sene kart ücretine itiraz ettiğinizde size hediye çeki ve ücretsiz Back-up üyeliği verildiğini hatırlatıp bu hizmetlerin bedelinin talep ettikleri kart ücretinin çok altında olduğunu da savunacaklardır. Fish Kart almalı mıyım ? Akbank ve Boyner Grubu, müşterilerinin Axess üye işyeri ağının avantajlarından da yararlanabilecekleri bir ortak markalı kredi kartı çıkartmışlar. İki sektörde de bilinen tüm promosyonları toparlamışlar. TV'deki duygu sömürüsü yüklü reklamlarında rengarenk balıklarla süslü bir kredi kartını insanın hayatını renklendiren ve yaşam stardartını yükseltecek bir ürün gibi lanse etmişler. Ama tüm bu reklamlara ve tanıtıma rağmen günlük, haftalık, aylık ve yıllık büyük çekilişin heyecanının yaratacağı adrenalin ve Boyner mağazalarından avantajlı alışveriş imkanlarını tüketicilerin cüzdanlarına yeni bir kart ilave etmeleri için yeterli bir sebep olduğuna emin değiliz. Şans oyunlarının bu kadar talep gördüğü ülkemizde Fish Card sahibi olmak isteyen tüketiciler mutlaka çıkacaktır. Bizim amacımız tüketici finansman tercihlerinde kimseye engel olmak değil ancak genel tüketicinin ihtiyaçlarına cevap verdiği ve müşteriyi daha çok harcamaya teşvik etmediği konusunda ikna olamadık bir türlü. Yorumlarımız genelde yeni kart alacaklar içindi. Eğer mevcut kartınızdan memnun değilseniz ve kartınızı değiştirmeyi düşünüyorsanız Fish Card sizin için iyi bir alternatif olabilir. Fish Card başvurusunu www.fishcard.com.tr adresinden yapabilirsiniz. Son olarak ürünle ilgili aklımıza gelen bir iki düşünce... Kahve falında balık bolluk demektir. Bir de balıkların hafızası 3 saniyedir derler. Bizim anlamadığımız bu ilişkide kimin balık (sazan) yani Fish olduğunu ima ettikleri. İyi bir şey mi demek istiyorlar kötü bir şey mi? Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Akbank & Boyner Fish Kart Başvurusu Yapmadan Önce... KrediVer, yakın zamanda Türkiye'de faaliyete geçen Fransız Société Générale Bankası'nın doğrudan son tüketiciye, ticari kullanım amacı dışında tüketici kredisi çözümleri sağladığı markanın adı. Société Générale, yaklaşık 20 senedir ülkemizde kurumsal bankacılık alanında faaliyet gösterirken, 2007 yılının sonlarına doğru tüketici finansmanı alanında da faaliyetlerine başladı.KrediVer'in organizasyonunu orta ve dar gelirli tüketicilerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yapılandırdığını görünce, bu hizmetten faydalanmak isteyecek okuyucularımıza fikir vermesi açısından ulaştığımız bilgileri paylaşmak istedik. KrediVer'in hedeflediği kitle göz önüne alınınca kredi değerlendirme sürecinde bankalardan daha sıkı politika izleyeceklerini düşünmek yanlış olmaz. Bu nedenle KrediVer Nakit Kredi başvurusu yapmayı düşünen tüketicilerin başvurularını yaparken istenen belgeleri eksiksiz olarak temin etmeleri, sürecin herhangi bir aksilik yaşamadan tamamlanması açısından kritik önem taşıyacaktır. Krediver şu an için orta ve dar gelirli tüketicilere Nakit Kredi isimli tek bir ürün sunuyor. Web siteleri www.krediver.com ulaşabildiğimiz bilgilerden nakit kredi tutarlarında üst sınırın 10.000 YTL olduğunu görüyoruz. Kredi faiz oranlarına baktığımızda aylık 1,79 civarında olduğunu gördük. Bu bankalar tarafından sunulan ihtiyaç kredilerinin piyasa ortalamasının biraz üstünde olsa da gayet mantıklı bir oran. Sadece oran olarak baktığımızda bankaların daha avantajlı oranlar sunduğunu görüyoruz ancak bankalar ile muhattap olduğunuzda karşınıza çıkan dosya masrafı gibi ek maliyetler söz konusu. Kredinizden %2 ila %3 komisyon kesilmesine razı olursanız, yani bankanın size verdiği krediden belli bir oranda kesinti yapmasına onay verirseniz, oranlar 20 baz puan (yıllık 1.69'dan 1.32'ye) düşebiliyor. Gerçi KrediVer'den kredi alırsanız faiz dışı herhangi bir maliyet yansımayacağını söylersek bu tam anlamıyla doğru olmaz. Aldığımız bilgiye göre aylık geri ödeme taksitlerinin içerisinde giydirilen (her ay 25 YTL) bir işletim ücreti var. Ayrıca bir de sigorta yaptırılıyor. Bunun da aylık taksitleri +1 veya +2 YTL arttırması söz konusu. Maliyetler göz korkutabilir ancak borca ihtiyacı olan kişilerin bu ihtiyaçlarını bir bedel ödemeden temin etmelerini beklemek pek de gerçekçi olmuyor. Sorun bu maliyetlere katlanıp katlanmamak konusunda karar verirken alternatif çözümlerin maliyetlerinin ne olduğuna bakıp ona göre karar vermek. KrediVer nakit kredi ürününü standart bir paket haline getirmiş, yani isteğe göre kişiselleştirme imkanı sınırlı. Vade en fazla 60 ay olabilirken alabileceğiniz kredinin sınırı da 10.000 YTL. Standart bir kredi paketi ürünü ilk bakışta cazip gelmese de, onay sürecinde sağladığı pratiklik ve sürat açısından gayet mantıklı bir seçim. Kimler KrediVer Nakit Kredi başvurusu yapabilir? 18- 65 yaş arası düzenli ve belgelenebilecek gelir sahibi tüm Türk vatandaşıysanız, KrediVer için başvurabilirsiniz. KrediVer web sitesinde bahsi geçmemiş ancak başvuru sahiplerinin geçmiş kredi performanslarının sorunsuz olması da önemli bir kriter olacaktır. Kredi veren kurumların kredi politikalarını bilmemize imkan yok ancak KrediVer tarafından hedeflenen müşteri segmenti göz önünde alınınca başvuru sahiplerinin kredi kartları veya kredi borç ödemelerinde yaşanan seyrek gecikmelerin çok büyük sorun teşkil edeceğini düşünmüyoruz. "Seyrek" tanımına açıklama getirmek gerekirse arka arkaya olmamak şartıyla senede azami 3 defa gecikmeye girmiş tüketicileri kastediyoruz. 12 ayda 5 kere gecikme yaşayan tüketicilerin borç geri ödeme disiplini veya mali yapısı hakkında bir sorun olabileceğini işaret etmesi nedeniyle başvurunun sonucunu olumsuz etkileyebileceğini düşünmek sağlıksız olmayacaktır. Öte yandan kanuni takip veya idari takibe uğramış tüketicilerin başvurdukları kredi tutarı da etkin bir rol oynasa da kabul edilme ihtimali zor gibi gözüküyor. Özellikle tekrar belirtmek isteriz kredi politikaları şirketlere göre değişir ve sonuçlarını şimdiden tahmin etmek imkansızdır. Başvuru Yapmalı mıyım ? Sonuç olarak KrediVer orta ve dar gelir grubunda yer alan tüketicilerinin kredi kartından daha hesaplı bir borçlanma imkanı tanıması açısından nispeten küçük ancak ihtiyaç duyulan bir ürün sunmakta. Bu segmentteki tüketicileri tefecilerin elinden kurtaracak doğru, hesaplı ve standartlaşmış bir ürün ve organizasyon ile piyasaya çıkmış Fransız Société Générale Bankası'na ait Krediver markası doğru adımı atmış gibi gözüküyor. Eğer kredi kartı borcunuzu taksitlendirmeye başlayan ve her ay asgari ödemeyi gerçekleştirmeye özen gösterme |